20 Mayıs 2018 Pazar

“RUHSAL MAGAZİN”İN EĞLENCELİ KADINLARI


On parmağında on marifet olan iki kadın onlar; Aydan Ermiş ve Funda Erkoç. Bizim yolumuz kolektif kadın kitapları serisi olan “İmza Karın” “İmza Ben” ve “Bi Arkadaşın Başına Gelmiş” sayesinde kesişti.  2017 yılı Ağustos ayında birlikte açtıkları “Ruhsal Magazin” adlı YouTube kanalında insana dair ne varsa konuştukları bol kahkahalı ve aydınlatıcı sohbetleri ile dikkatleri üzerine çekiyorlar.

“Hayatta hep hayallerinizin peşinden koşun, çok isteyin önünde sonunda gerçekleşir" diyen Funda, marka iletişim uzmanı ve aynı zamanda birçok magazin sitesinin editörü ve kurucusu.

“Hayatın bana verdikleri ve vermediklerine şükrediyor, her gün büyük bir keyifle Kendime yürüyorum!diyen Aydan ise, nefes terapi seansları, kahkaha yogası, yaratıcı sanat terapisi, yaşam danışmanlığı yapıyor.
KAHKAHA ATIN RAHATLAYIN

Aydan, hayata pembe gözlüklerle bakmayı seviyorsun sen de benim gibi. Kahkaha yogasını ilk senden duyup çok şaşırmıştım. Malum biz, “fazla gülsek acaba başımıza kötü bir şey gelir mi?” korkusuyla büyümüş kadınlarız. Kahkaha Yogasından bahsedebilir misin bize?

Kahkaha Yogası’nı ilk duyan herkes senin gibi önce çok şaşırıyor. Hatta Kahkahanın da yogası mı olurmuş diyenler, yoga kelimesinden dolayı bilinen anlamdaki yoga ile karıştıranlar var. Biraz mesafeli de duruyoruz aslında kahkahaya toplum olarak. Durduk yerde kahkaha atamayız Allah muhafaza hemen deli damgası yiyebiliriz. Öyle ulu orta ya da olur olmaz yerde de atılamaz. Çünkü toplumsal kurallarımız, elalem ne der kaygılarımız var.

Kahkaha yogası seansları ile tam da bu kalıpları yıkıyoruz. Zihinsel, fiziksel ve duygusal olarak rahatlamak için çok güçlü bir araç kahkaha. Ve herkes mutsuzluktan dem vururken işte formül burada diyorum. Şikayet etmek yerine gelin seanslara deneyimleyin ve görün.

Nasıl yapılıyor diye sorarsan. Öncesinde nefes egzersizleriyle gevşiyoruz. Herkes hücrelerine yeterli oksijeni göndersin misyonunu fazlaca yüklendiğimden birazda bilgi paylaşımında bulunuyorum. Neden doğru nefes almalıyız? Nefesin Sinir sistemimizle bağlantısı ne? Burun deliklerimizin önemi? Diyafram kası? ve daha fazla başlık altında interaktif bir şekilde anlatıyorum. Zaten kahkahalar bu bölümün sonunda gevşeyen sinir sistemiyle birlikte atılmaya başlıyor. Arkasından çocuksu oyunlarla koşulsuz kahkahayı deneyimlediğimiz bölüme geçiyoruz. Önce heceleyerek başlıyoruz kahkahaya. Ardından -mış gibi yapıyoruz. Sonrasında gerçek kahkahalar geliyor zaten 😊

Funda, “Bir hayalim var” diye yola çıktığın hayat yolculuğunda bankacılıktan, medya ve magazin dünyasına geçişin nasıl oldu? Mutsuz olmasına rağmen aynı işte çalışmaya devam eden insanlara, hayallerinin peşinde koşan cesur bir kadın olarak vereceğin tavsiyeleri merak ediyorum.

18 yaşında magazin muhabiri olarak başlayacaktım bu işe tüm şartlar oluşturulmuştu ama işte bir aması var olayın belki vakti saati değildi olmadı, öylece kaldı benim magazin muhabirlik işi. Rota finans sektörüne kaydı malum tüm aile bankacı kökenli bende hayata bankacı olarak atıldım. Sonrası çorap söküğü gibi geldi belkide çok istemiştim döndü dolaştı magazin yine beni buldu. Beyaz yakalıları yani bankacıları sarsan bir dönem vardı bankalar kapanıyor herkes işsiz kalıyordu işte o döneme rastlar benim magazin dünyasına adım atmam. Malum aileden gelen bir magazinsellikte var çekiyor insanı içine J Karşıma iyi fırsatlar çıktı değerlendirdim çok çalıştım ama severek aşkla çalıştım bugünkü Funda Erkoç markasını en sonunda hayata geçirdim…

İNSAN İSTERSE NEGATİF YANLARINI DEĞİŞTİREBİLİR

Aslında bu konuda Aydan’ın da söyleyecekleri var diye düşünüyorum. Bir insanın Optimist (iyimser) ve Pesimist (kötümser) olması doğuştan gelen bir özellik midir? “Benim karakterim bu” diye işin içinden sıyrılan çok tanıdığım var çünkü. Eğer isterse insan, negatif yanlarını düzeltemez mi?
Kişilik oluşumunda kalıtım mı çevremi tartışmaları hala devam ediyor aslında. Sorunun cevabına ben iki tarafında etkili olduğunu düşünüyorum diye cevaplayabilirim. Hücresel verilerimizle dünyaya geliyoruz. Anne ve babamızın ötesinde atalarımızın da karakteristik yapıları, yaşam deneyimleri, hastalık deneyimleri potansiyel olarak hücrelerimizde mevcut. Ama bu kader mi? Ben hayır diyorum. Senin de söylediğin gibi bu benim yapım ya da kaderim böyleymiş diyerek kenara çekilmek işin kolayına kaçmak ve yaşam sorumluluğunu başkalarına atmak. Hayatta her zaman iki seçeneğimiz var. Ya sürekli şikayet edeceğiz ya da ben bu durumu değiştirmek için ne yapabilirim diye harekete geçeceğiz.

Negatif yanlarımıza gelince. Hepimizin içinde hem pozitif hem de negatif taraflar var. Çoğu insan negatif taraflarıyla yüzleşemez. Zordur çünkü insanın kendi karanlığını kabul etmesi. Ama değiştirebilmek için önce varlığını kabul etmek gerekiyor. Kendi içimizdeki yalancı, dedikoducu, kibirli, egolu, bencil vs. hallerimizle barışırsak pozitife çevirebiliriz.

Bir de sürekli negatif düşünme hallerinde olan insanlar var. Para parayı çeker sözüne inanıyorsak negatif de negatifi çeker sözüne inanmalıyız. Ne yapacağız peki? Hücrelere yeterli oksijenin gönderilmesi hormon salınımını değiştirir bu da vücut kimyasının değişmesi demektir. Aynı olaya daha farklı bakmaya ve daha önceden göremediğimiz çözüm yollarını görmeye başlarız. Sonuç olarak; evet insan isterse negatif yanlarını değiştirebilir.

SOSYAL MEDYADA FENOMEN OLMAK İSTİYORSANIZ FARKLI OLMALISINIZ

İnstagram sayesinde sıradan insanların bile yüzbinlerce takipçileri oluyor. Profillerine ekledikleri birkaç fotoğrafla bu kadar popülerlik kazanmalarını neye bağlıyorsunuz?

Funda; Sosyal medya artık strateji işi…Eğer takip edilmek fenomen sıfatını adınızın önüne ekletmek istiyorsanız farklı olmalısınız öncelikle. Hitap edeceğiniz kitleyi iyi seçmeli ve sonrada nabza göre şerbet vermelisiniz.

Aydan; Merak insanoğlunun en temel dürtülerinden biri. Düşünsenize eğer merak etmeseydik ne yürüyebilirdik ne konuşabilirdik ne de dünyaya adapte olabilirdik. Aynı insanoğlu dünyayı bu kadar merak ederken nedense kendini hiç merak etmiyor, kendine hiç mercek tutmuyor. Belki de göreceklerinden korkuyor. İşte sosyal medya da insanların bu dürtülerini tatmin ettikleri koskocaman bir alan. Kim ne giymiş ne yemiş, nereye gitmiş, kimlerle gitmiş. Hatırlarsınız bir zamanlar Biri Bizi Gözetliyor evi vardı ve herkes deli gibi onu izliyordu. Bir taraf kendini gösterme derdinde diğer tarafta izleme.

RUHSAL MAGAZİN TELEVİZYONA TAŞINIR MI?

2017 Ağustos ayından bu yana yayınlanan Ruhsal Magazin’de, ruhsal açlık, obezite cerrahisi, aldatma, Hıdırellez, kader, rekabet, merkür retrosu, şüphe, algı, gıybet, merak gibi birçok konuyu işlemişsiniz. En son yayınlanan 37. Bölümün konusu ise “Biraz Felsefe Yaptık Yin Yang Dedik”. İçtenliğiniz ekrana bağlıyor insanı, hem güldürüyor, hem öğretiyorsunuz. Çekimden önce prova yapıyor musunuz, konulara nasıl karar veriyorsunuz?

Funda; Ben kendi adıma söyleyeyim çok hazırlanmıyorum öyle Aydan sağolsun  işini çok sahiplenen biri A dan Z ye araştırıp harmanlıyor kendi söyleceklerini ben doğaçlama takılıyorum zaman zaman Aydan’ı şok ettiğim anlar oluyor tabi J Bu arada prova yapmıyoruz hiç yapmadıkta yapsak sanırım o içtenliği yakalayamayız. Bazen kendi videolarımıza izleyip izleyip kendimiz de  gülüp duruyoruz.

Aydan; Funda’nında söylediği gibi ben öncesinde her konu içeriği için araştırma yapıyorum. Okuyorum, dinliyorum, izliyorum. İçeriği çok ağırlaştırmamak didaktik yapıdan uzak tutmak adına günlük dile çeviriyorum. Funda’nın konulara esprili yaklaşımı bazen beni dumur eden soruları içerikteki doğallığı pekiştiriyor. Konu başlıklarını araştırıyorum. Bazen çekim yaparken sohbetin içinde “aa bak bir gün bunu da konuşalım” dediğimiz anlarda çıkan konu başlıkları da oluyor. Bugün ropörtajı yaparken “çevremi kalıtım mı?” konusuna değinmem gerekince hemen bunu da konuşmalıyız diye not aldım. Dolayısıyla antenler açık dolaşıyoruz her an her yerden konu gelebiliyor çünkü 😊

Ruhsal Magazin’i izlerken siz iki farklı yapıdaki kadının enerjisi bana çok eğlenceli ve ilgi çekici geldi. Bu programı televizyona taşımayı düşünüyor musunuz?

Aydan; Televizyon uzun zamandır daha fazla kitlelere ulaşmak anlamında çok istediğim bir mecraydı. Funda’yla da bu anlamda çok örtüştüğümüzü düşünüyorum. İnşallah en kısa zamanda bizi televizyon ekranında Ruhsal Magazin programımızda görürsünüz.

Funda; Dualarımız rüyalarımız bu yolda desek J Çok istiyoruz İnsanlara öğretirken gülümsetmeyi.

“Nefesinizi derinleştirin, hayatınızı değiştirin” diyorsun Aydan. Nefes almayı bilmiyor muyuz? Doğru nefes almak için eğitim almak şart mı? Benim gibi hayatında hiçbir terapi seansına ve kişisel eğitim ile ilgili bir atölye çalışmasına katılmayan birine ne önerirsin?

Her seminere doğru nefes alıyor musunuz? Sorusuyla başlarım. Aralardaki birkaç kişinin haricinde herkesle doğru nefes alamadığımız konusunda hem fikir oluruz. Doğru nefesten kasıt hücrelerimize yeterli oksijeni gönderebilmektir aslında.

Bence eğitim şart. Neyi neden yaptığımızı ya da yapamadığımızı bilmeyi çok önemsiyorum. Hücreye oksijen gitmeyince ne oluyor sorusunun cevabını herkes bilsin istiyorum. Sinir sistemimizle bağlantısını, burun deliklerimizin önemini bu eğitimi almadan önce bilmiyordum. Ve neden bilmiyoruz bu kadar temel bilgileri diye de eğitim sistemimize çok kızdım. Bana kalsa ilkokullarda çocuklara zorunlu ders olarak okuturum.

Sana önerim değil de niyetim diyeyim; en kısa zamanda nefesi anlattığım bir seminerde buluşmak 😊

Ben de çok isterim. Ankara’daki ilk seminerine koşarak geleceğime emin olabilirsin.

GIYBET TATLIDIR

Magazin figürlerini biraz çekiştirsek seninle Funda. Magazin haberciliğinde biraz olsun gıybet yok mu sence? Magazin muhabirliğinin zorluklarından bahsedebilir misin?

Hep söylerim magazin ünlülerin evlerinin arka bahçesinden gezinmektir bazen onlar kapıyı size           açar bazen siz gizlice dalarsınız içeri. Yerinde ve dozunda magazin ünlüler için avantajdır. Aslında magazin vezir de eder rezil de  hangi tarafta olacağınıza siz karar verirsiniz. Magazin muhabirliği zordur, gecesi gündüzü yok ve çokta çabuk tüketilir. O yüzden devamlı takip içinde olmak lazım. Gıybet tatlıdır dozunu ayarladınız mı J ama bir de masa başında yapılan magazin var ki işte o tehlikeli bir fotoğraftan yola çıkarak ne haberler yapılabilir neler…Ben temiz, doğru magazinden yanayım duygusal tarafım ağır basar benim aslında bu bizim meslek için bir dezavantaj.

Çok teşekkür ediyorum sizlere. Hayata ve kendinize dair eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Funda: Öncelikle Ruhsal Magazin kanalımızı takip ettiğin için çok teşekkür ederiz J Hayatın herkese gönlündekileri yaşatmasını diliyorum.

Aydan: Bizi tanıma, anlama ve anlatma adına özenle hazırlanmış sorular için kalpten teşekkür ederiz. Yolumuz zamanın birinde iyi ki kesişmiş seninle. Umarım uzun soluklu olur. Bizim bu sohbetimize dahil olan herkese de kalpten sevgiler. Hayat yolculuğunuz kolaylıkla ve rahatlıkla aksın.
Fotoğraf: 2014 yılı İmza Ben Lansmanı/İstanbul

18 Mayıs 2018 Cuma

PUDUHEPA KIZKARDEŞLERİNİN EĞİTİMİ İÇİN YOLA ÇIKTI

Renan Tavukçuoğlu harika bir proje başlattı. Projenin Adı: Puduhepa ve Kızkardeşleri Bu projenin geliri  TOÇEV aracılığıyla kızlarımızın eğitimine destek olarak geri dönecek. Projenin hedefi 50.000 TL yi toplamak. Şimdiye kadar 153 kişi destekledi projeyi ve 43.100 TL toplandı. Projenin tamamlanmasına 5 gün kaldı. 

Siz de hemen şu linke PUDUHEPA tıklayıp projeye destek olabilirsiniz. 

Pududepa'nın Annesi Renan diyor ki;

Bu projedeki esin kaynağımız bu topraklarda doğmuş şahane kadınlar oldu. İstedik ki onların ilham verici hikayeleri aynı coğrafyada aynı kaderi paylaşan milyonlarca kadına ışık olsun, yol açsın. İşte Puduhepa ve kız kardeşlerinin hikayesi böyle başladı.  
Puduhepa kim derseniz. O bir Hitit Kraliçesi… Tarihteki ilk barış anlaşması olan Kadeş’e mührünü basan, sevgi ve barış sözcüklerini tabletlere ilk olarak kazıyan güçlü bir kadın. Puduhepa, aynı topraklarda doğduğu kız kardeşlerinin ve kızlarımızın geleceği için binlerce yıl sonra geri döndü.  

PUDUHEPA'ya katkı sağladığınızda aldığınız paketin içerisinde aşağıdakiler yer alacak;
Bez bebeğimiz
Arzu Kaprol tasarımlı bir kıyafet
Bohçası ile bir gecelik
Puduhepa'dan kız kardeşine bir mektup
Renan'dan anneye bir mektup
Kartpostallarımız 
Hikaye kitabı - Tuba Şamlı Atilla
Çanta



Neyi değiştirmek istiyoruz?

  • 5-8 yaş arası kız çocuklarımızın büyürken; 'ben istersem mümkün', 'olduğum halimle mükemmelim', 'vazgeçmezsem elbet olur', 'fark yaratabilirim',  gibi mesajları normalleştirmelerini hedefliyoruz.
  • Evinden çalışmak isteyip imkan bulamayan kadınlara bu imkanı sağlamak istiyoruz.
  • Bizim kadar, bizimkiler kadar şanslı olmayan kız çocuklarımızın hak ettikleri eğitimi almalarına destek olmak istiyoruz.

16 Mayıs 2018 Çarşamba

Oruç Tutarak Zayıflamak Mümkün mü?

Osman Müftüoğlu ne kadar da "Diyet Ayı Değil Niyet Ayı" dese de biz kadınların aklından muhakkak bu düşünce geçiyordur. 

Açıkçası ben hem oruca niyet ediyorum bu ay için hem de birkaç kilo vermeye niyet ediyorum. Vücudumuzu arındırmanın fırsatı madem, büyük iftar sofralarından uzak durup, sağlıklı bir şekilde kilo da vermeyi hedeflemenin bir sakıncası olmadığını düşünüyorum. Ruhen ve bedenen arınma zamanı Ramazan.

Maneviyatımızı besleyeceğimiz bir zaman dilimi olması hepimizin yararına tabi ki. 11 ay bedenimizi beslediğimiz yetmedi mi ?

Aslına bakarsanız her insanın hayat boyu uygulaması gereken durumlar bunlar. Ramazan ayında ise aşağıdaki hususlara daha hassasiyet göstermek gerekir.
1. Hoşgörülü olmalı
2. Şükretmeli
3. Affetmedici olup, küslüğümüz varsa barışmalı 
4. Sabırlı Olmalı, aniden sinirlenmemeli
5.  Özellikle gıybet, dedikodu yapmamalı,

Bu maddeler uzar gider aslında. Özetle iyi insan olmalıyız. Peygamber Efendimizin güzel huylarını örnek alıp o şekilde davranmalı ruhsal bir detoksa girmeliyiz. Keşke hepimiz buna uyabilsek sadece bir ay değil oniki ay. 

Sahura kalkmayı asla ihmal etmememizi öneriyor uzmanlar. Ben çocukluğumdan beri sahura kalkmayı çok severim. Benim için sahur Ramazan ayının en özel ve uhrevi zamanlarından biridir. Hele de sofraya oturan çocuklar varsa onlara sofra hazırlamak ayrı bir keyiftir. Evet haklısınız "uykusuz kalıyoruz ama, sabah kalkıp işe gideceğiz" diye söylendiğinizi duyuyorum. Ancak bu ritme birkaç gün sonra öyle güzel uyum sağlıyor ki vücudunuz siz bile bu duruma şaşırırsınız.  Yaradan yardım ediyor diye düşünüyorum.

Oruç ve Diyet meselesine gelirsek. Uzmanlar bol sebze ve kuru meyveli bir sofra öneriyorlar.  İftarda, her türlü et veya tavuk suyuna çorba serbest. O sıcacık  mis kokulu pideden de bir dilim yerseniz yanında sorun yok. Yemek sonrası, tatlıdan tok karnına meyveden uzak durmak gerek.Tatlıdan ve hamur işinden uzak durmanız biraz zor olsa da amaç biraz da nefis terbiyesi ise bunu yapmaya gayret etmeli.  Bir de iftar sonrası teraviye gidip bu sayede yemekten sonra televizyon karşısında yatmazsanız, kesinlikle Ramazan sonrası birkaç kilonuz gider. Sahurda benim önerim yumurta ve kefiri eksik etmemeniz. Yumurtanın tok tutma gibi bir özelliği olduğu için tercih edilecek bir seçim. Ev yapımı kefirim her daim kahvaltı ve sahur soframın baş tacı. Tuzlu yiyeceklerden kaçınıp, iftar ile sahur arasında bol bol su içmek gerekiyor.

Umarım ruhen ve bedenen arındığımız. Yüklerimizden kurtulduğumuz ve Allah katında makbul sayılacak bir Ramazan geçiririz. 

15 Mayıs 2018 Salı

Kontrol Manyaklığı'nı Nasıl Bilirsiniz?

Kontrol Manyaklığı diye bir gerçek var. Pek de matah bir şey değil. Hem kendi hayatını hem de çevrendekileri bezdiren bir durum bu. Mecburen bu tipte bir insanlarla yaşamak durumunda olursanız beni çok iyi anlarsınız. Hayatımın bir döneminde bu karakterde arkadaşlarla yolum kesişti, benim için çok zorlu bir deneyimdi. Ama çok şey öğrendim onlardan. Belki de beni ben yapan onlarla tanışmam oldu. Hoşlanmadığım ve beni çok yıpratan aşağıda sıralayacağım hiçbir davranışı yapmama gayreti içerisinde oldum. 

Bu tipler yaptıkları her şeyin en doğrusu, en ideali olduğu inancındadırlar. Başkasının yaptığı hiçbir şeyi beğenmezler.

Aldıkları bir şeye muhakkak kusur bulurlar, çünkü onlar beğenip almamışlardır. Hediye alsanız muhakkak değiştirirler. 

Bir konu hakkında sizin fikrinizi sorsalar da onlar bildiklerini okur, siz de olduğunuz yerde sadece şaşırır kalırsınız. "Eeee niye sordun o zaman " da diyemezsiniz. Çok kibar ve düşünceli bir insansanız onu kırmamak için bu rahatsız edici huyunu onun yüzüne de söyleyemezsiniz. 

Sakın onunla yola çıkmayın. Muhakkak size gideceğiniz yolu tarif eder siz sormasanız bile. Gidilecek yeri avucunuzun içi gibi bilseniz de onun tarifine göre gitmelisiniz ki, söylenmesin sürekli. 

Eve en basitinden bir ayna da alsanız, o muhakkak beğenmez sadece güle güle kullanın der. Ancak gerçek fikrini sorduğunuzda aynanın oval değil de kare olması gerektiğini duvara onun daha çok yakışacağını söyler. 

O seviyor diye mercimek çorbası yaparsınız, tuzunu veya acısını fazla ya da az bulur. Mercimek çorbasını bir sonraki sefere onun tarifine göre yapmanızı söyler. Kesinlikle iltifat etmezler. İyi, güzel bir şey dahi yapsan muhakkak bir kusur bulur veyahut kıskanmıştır da sessiz kalır yorum yapmaz. 

Eleştirmek, yargılamak ve öğüt vermek en iyi yaptıkları iştir. Ancak, kendileri asla eleştiriye açık değillerdir. Çevresindeki herkesi kendi doğruları ile planlamaya, hayatlarını düzene sokmaya çalışır. Bundan asla vazgeçmez. 

Gönül almayı bilmezler. Gönül kırdığının ise pek de farkında değillerdir ya da umursamazlar. Egoist bir yanları vardır. 

Mükemmelliyetçidirler kendi çaplarında. Aslında onun doğrusunun senin doğrun olmadığını, herkesin hayat tecrübesinin kendine ait olması gerektiğini söylesen de duymazdan gelir O bildiğini okur. 

Ondan habersiz ufak bir plan yapsan rahatsız olur. Müdahale etmeden rahat edemez.

Hata yaparlar ancak hata yaptıklarında da geri adım atmazlar, muhakkak bir bahaneleri vardır. Kendi hayatlarını değil de başkalarının hayatını zorlaştırmakta birebirdirler. Mutlu olduklarını sanırlar ama az gülerler, somurtmak doğal halleridir. 

(Bu bilimsel bir açıklama değil tabi, kendi tecrübelerimin ışığında hazırlanmış bir yazı)