30 Haziran 2009 Salı

"GARİP" BİR YAZI !!!

Düğün sezonu açıldı ya,
Balonlar bile gelin damat olmuş :)
Ayşen gönderdi bu fotoları bana,
Çok sevimliler değil mi?
Ankara'da havalar bir garip,
İnsanlar da bir garip !!!!
Bu insanların arasında ben de varım,
Garip'i açayım;
Halsiz, uyuşuk, hali yok, bıkmış, tatil hayalleri kuran :))
Sıkıldık koca bir yıl çalış, çalış...
Halaa çalış,
Akşamları ana haberlerde bile plajları,
Eğlenen insanları,
Denizi, gezip tozmayı gösteriyor,
Sen ise, ofiste çalış dur !!!
Ühüüüüü!!!!

28 Haziran 2009 Pazar

LUNAPARK- CEPA EĞLENCE MERKEZİ

Radyo ODTÜ'den kazandığım hediyeler için Cumartesi akşamüstü Cepa'daydık,
Danışmaya gidip adımı söylediğimde,
İki zarf verdiler bana,
Biri Journeyden 25 liralık hediye çeki,
Diğerleri yemek kuponu 2 kişilik,
Eğlence parkı için 10 bilet,
İlk iş olarak mini lunaparka attık kendimizi ve maaile eğlendik :))
Mahocum, bu korkunç alete bindi,
Cesaretinden dolayı takdir ettim kendisini,
Beni hiçbir güç bu tür aletlere bindiremez,
Son lunapark maceramda, revirde buldum çünkü kendimi,
Tansiyonum en alt noktaya inmişti,
1 saat ayaklarım havada yatıp, tuzlu ayran içmiştim,
Kendimi riske 2. kez atmaya hiç niyetim yoktu anlayacağınız :)
Çılgın tüm aletlere bindi bizimkiler,
Ben ise, sadece -çocukluğumda da Samsun Fuarına her gittiğimde muhakkak bindiğim- çarpışan arabalara attım kendimi,







Kalabalık bir ortama girmemiz, Ahmet Can'ın diş teli olayına alışması için ve insanların tepkisini görmesi bakımından iyi oldu,
Çekiniyordu çünkü,
Üst dişleri damakta yer olmadığı için dişlerin üstünden çıkıyordu,
Bu dışarıdan takılan tel ile germe işlemi yapıp, dişlere yer açılacakmış,
O nedenle dışarıdan bir aparat takıldı,
Dişlere takılan tel dışarıda olan enselik ve baştan gelen bir aparata geçiriliyor,
Neyse ki, 2-3 ay kalacak,
Amacımız okula kadar işlemin tamamlanması,Tantuni nefisti Mersinde yediğimden güzeldi,
33 Tantuni'yi tavsiye ederim,
Journeyde birşey beğenemedim, kısa sürede,
Hafta içi bakarım artık :(Çılgın Mavianne'nin ailesine vereceği daha bir çok sürpriz olduğu inancındayım,
Hayata gülümsediğim sürece, hayatın da bana gülümsediğini düşünüyorum,
Tabi tüm bunları bana bahşeden Allah'a şükrediyorum her zaman....

26 Haziran 2009 Cuma

KOŞUŞTURMA HALİ

Çok yoğunum bugünlerde,
Alerji testleri bitmek bilmedi, dün gittim ,
Bugün yine var,
Ahmet Can'ın diş teli de takılacak kısmetse bugün,
Dün nasıl yorulmuştum,
Elim kolum kalkmadı, yazı yazmaya,
Beni merak etmeyin diye hızlıca yazıyorum,
Yine çıkacağım,
Akşama Cepadan kazandığımız hediyelerimizi kullanmayı ve eğlenmeyi planlıyoruz,
Vakit bulduğumda fotoğraflarla Oyun Parkı maceralarımızı anlatırım artık,
İyi haftasonları diliyorum herkese...

24 Haziran 2009 Çarşamba

SENDEN DAHA GÜZEL-DUMAN



http://i616.photobucket.com/albums/tt248/cixdizi/duman.jpg
Senden Daha Güzel
Defalarca dinledim,
Sıkılmadım
Sizler beğenecek misiniz bakalım...

ELİF ŞAFAK İLE "AŞK" SÖYLEŞİSİ


Sabah gazeteyi açtığımda Elif Şafak TOBB Üniversitesinde söyleşi yapacak,
haberini okudum ve heyecanlandım,
Aaaaa tam karşısı,
Gitmem mi !!!!!
Ayağıma gelmiş :))
Hem de ağzımdan sular akarak okuduğum kitabı konuşacak,
Duramadım tabi atlayıp gittim,
Öğrencilerin arasına karıştım,
Sakin, duru, mahçup, bilgili, sade, mütevazi,
Onu bunlarla tanımlayabilirim gibi geldi bana...

İlk sözü alma cesaretini gösteremedim,
Üçüncüde konuştum :)
Şems'in bir kuralını okumak için izin isteyerek başladım konuşmama,
Teşekkür ettim yazara, o da beni can kulağı ile ve notlar alarak dinledi,
Gözlerimizin birbirine değmesi ve onun beni dinlemesi çok hoşuma gitti,
Gençlerin muhakkak okuması gerektiğini,
Secret, Ferrarisini Satan Bilge gibi kitaplar ile vaktimizi boşa harcadığımızı,
Mevlanayı, Şems'i, tasavvuf felsefesini okumak ve anlamanın önemini bize hatırlattığı için AŞK'ı çok sevdiğimi söyledim ona,
Söyleşiden birkaç hususu not aldım ,
Buyrun;

TEKNİK USULLER TEBLİĞİ

Yazmak benim için hayat demek, yeniliğe açık kalmak, keşfetmeye çalışmak, kalbinin ve zihninin kapılarını dünyaya açmak. Neyi hissediyorsanız onu yazmalısınız. Kalbiniz sizi yönlendirir. Yazarın yazdıklarından vazgeçebilmesi çok önemlidir. Yazar için en büyük sınav, yap-boz gibi yazabilmesidir. Bilgisayar ortamında yazmayı tercih ediyorum. Yazdıklarımdan kolayca vazgeçebiliyorum bu sayede.


Edebiyat başkası olma yeteneği, edebiyat ve tasavvuf arasında böyle bir ilişki var. 16-17 yıl önce ODTÜ’de öğrenciyken tasavvuf dokusu taşıyan kitaplar ilgimi çekti. Tasavvufta aynı görmek ve eşitlik çok önemli.


Kültürel önyargılarımı Aşk kitabımın kapağı ile aştım. Benim hiç tercih etmediğim pembe renk ve kalp figürü kendiliğinden oluştu. Ancak erkek okuyucularımdan tepkiler alıyorum. Herkesin içinde pembe bir kitabı okuyamadıklarını söylüyorlar. Siyah veya kül rengi kapaklı Aşk yayınlamayı düşündürdü bize bu durum.


23 Haziran 2009 Salı

RADYO ODTÜ

6 ÜSTÜ
Levent&Bora - Pazartesi-Perşembe 18.00-20.00
Eve dönüş yolculuğunda arka koltuğunuzu bize ayırın! Trafikten sıkılanlara ya da hala çalışanlara, hayatı merak edenlere, duymak değil görmek de isteyenlere, karnı acıkanlara 6 ÜSTÜ hareketli dakikalar...


Akşam Kızılaya gidiyorduk Mahocum ile, Ahmet Can'ın diş teli aparatlarını almak için.
Her akşam olduğu gibi arabada Radyo ODTÜ'yü dinliyorduk,
Yeni bir yarışma yapacaklarını söyledi DJ'ler,
5 konu vereceklerdi ve bir metin okuyup, yanlış bir bilgi verildiğinde "Yanlışın Var "diyerek doğruyu söylemekti görevin,
Konular ise; Yılmaz Erdoğan, Ajda Pekkan, Beşiktaş, Aşkı-Memnu ve hatırlayamadığım bir konu daha,
Hemen aradım radyoyu, ismimi telefonumu bıraktım,
İlk yarışmacı olarak bana geri döndüler canlı yayında !!!
Tabi konu seçmemi istediklerinde hiç düşünmeden "Aşk-ı Memnu" dedim :))
Son bölümüyle ilgili bir makale okudular,
Ben de o makale içerisinde yanlışları buldum,
10 yanlış bulmalıydım,
İlk etapta 5 te 5 yaptım :))
Telefon kesildi,
Program devam ederken beni sonra arayacaklarını söylediler,
Diğer 4 yarışmacıdan biri en fazla 10'da 7 yaptı,
Bana tekrar döndüklerinde 10 da 10 yaparak yarışmanın birincisi oldum :))
CEPA'dan hediyeler kazandım,
2 tantuni dürüm,
Cepa'nın önündeki oyun parkından jeton,
Journey'den 25 tl lik hediye çeki,
Programın sonunda, evde programı dinleyen Ahmet Can ve Fahir'e karne hediyesi olarak hediyeleri vereceğimi ve onları çok sevdiğimi söyledim...

Bu arada
diş teli için gittiğimizde dükkan kapanmıştı !!!!!


http://www.dizifilmblog.com/wp-content/uploads/2009/02/aski-memnu.jpg

Benim için hayat aksiyonlarla, sürprizlerle dolu,
Hayatı renkli kılmak elinizde,
Her an her yerde farklılık yaratabilirsin,
Kendini mutlu edecek bir sebep bulabilirsin,
Bugün ise, bu olayı arkadaşlarıma neşeyle anlatarak paylaşmak,
Ve onları da bu çılgınlığa sürüklemek,
Bana hayat neşesi veriyor....

22 Haziran 2009 Pazartesi

BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

Baba, Baba, Baba,BABA,BABA...

Baba ve oğlulları,
Fahir doğduğunda babamızın gözündeki pırıltıyı gördüm ve dünyalar benim oldu,
Şükran duygusu, mutluluk ve baba olmak,
Anneler 9 ayda kendilerini bu olaya fazlası ile hazırlıyor,
Ama babalar öyle mi?
Bir çoğu bebek kucaklarına verildiklerinde fark ediyorlar,
Baba olduklarını,
Mahocum ikinci babalık coşkusunu Ahmet Can ile yaşadı,
Allaha çok şükür !!
Bizlere anneliği ve babalığı yaşattığı için,
Oğullarımın baba olduklarını görmeyi çok istiyorum,
Babaanne olmak,
Büyükbaba olmak,
Süperrrrrrrr!!!!!
İnşallah o günleri görürüz,
BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

19 Haziran 2009 Cuma

TATİL ÖNERİLERİNİZİ ALAYIM LÜTFEN !!!

Geçende blogların birinde Alaçatı ve bir otel anlatılıyordu,
Malesef ben unuttum kimin sayfasında okuduğumu,
Bilenlerin bana yazmalarını rica ediyorum,
Ya da daha önce gidip de çok beğendiğiniz bir yer var mı?
http://4.bp.blogspot.com/_oCG7gnY9ri0/Rpp_LES3UhI/AAAAAAAAAMQ/3JdIbcieLVs/s400/DSC00800.JPG
Her tatil öncesi benim karnıma ağrı girer,
Gerçi Ağustosta gidecek görünüyoruz tatile ancak ama,
Ben çocuklarla 1 hafta Ünye yaparım,
Her yaz muhakkak bir hafta Gümüldür yaparız,
Orada kayınvalidemlerin yazlığına gideriz,
Sonra da bir otele dinlenmeye ve eğlenmeye atarız kendimizi :))
Babamız sadece 15 gün izin alabiliyor,
Bakalım temmuzu çocuklar nasıl atlatacak,
Onlara da bir program yapmalı....
http://barisakkiris.blogs.com/barisnerede/images/p1060705.jpg
Bir arkadaşımın önerisi ile, bir yıl Turunç'a gittik,
Küçük bir otelde kaldık ve çok memnun ayrıldık oradan,
Her yıl farklı bir yere gitmek hoşuma gidiyor,
Yeni yerler görmek beni neşelendiriyor,
Bu yıl Allah Kerim hiç bir düşünce yok şu anda aklımda,
Önerilere açığım :)))

18 Haziran 2009 Perşembe

MAYDANOZ

[Zurafa.jpg]
MAYDANOZ

Bloğumu beğenmiş,
Yeni bloglar açılıyor,
Ya da ben yeni tanıyorum,
Teşekkür ediyorum,
Bloğumu tanıtığı için....

AYŞE ARMAN

Dünkü doktor maceram beni çok yordu,
Allerji testi sonucunda aşırı miktarda polen alerjim olduğu tesbit edildi,
ileride astıma çevirme olasılığı yüksek,
Ancak, haftaya ayrı test daha yapılacak,
Tedavi o zaman konuşulacak,
Öğleden sonra Ahmet Can'ın diş hekimi muayenesi sonucunda da,
haftaya Cuma diş teli takılmasına karar verildi,
Hayırlısı, bakalım diş teli ile yaşamak nasıl olacak göreceğiz :))
Öğle yemeği arası Ankamall'da yemek yedik,
D&R'da kitaplara baktık,
Hello dergisini Ayşe Arman için aldım,
O seksi pozları orjinal halinde ve röportajı ile okumalıydım çünkü,
15 yıldır yazılarını okuduğum Ayşe Arman,
Yine ne çılgınlık yapmış görmeliydim,
Ona herşeyi yakıştırıyorum ben,
Yazılarındaki cesareti, yaşadıklarını anlatmasını,
Aykırılığını seviyorum,
Samimi buluyorum onu,
Çoğu insanın dile getiremiyeceklerini yazması hoşuma gidiyor,
Duyguların yazılınca daha anlamlı olduğunu gördüm ben onun yazılarında,
Bir bakıma beni yazmaya teşvik edendir,
Hayatımın renklerinden biri de, Ayşe Arman 'dır....

16 Haziran 2009 Salı

YAZ GÜNLERİ

Bugünlerde havaların dengesizliği beni de yordu,
Açık havaya çıkamıyorum,
Çıktığımda hapşırma ve burun akıntısı nedeniyle hemen içeri kaçıyorum,
Sırası ile, kulak, boğaz, göz kaşıntısı ve alerjimin hala devam ediyor olması beni rahatsız ediyor,
Yarın alerji için tekrar doktora gideceğim,
Bakalım nasıl bir tedavi önerecek,
Yarın doktor günümüz,
Ahmet Can'ın da ortodontide randevusu var,
Ne uzun işmiş bu diş teli hikayesi,
Neredeyse 3 aydır git gel yapıyoruz,
Daha takılmadı,
Bakalım ne kadar daha muayene olacak,
Yarın belli olur sanırım,
Yaz geldi ya, bloglara da bir rehavet çöküyor,
Herkes biraz askıya alıyor sanki,
Veya ben öyle bir rehavet içerisindeyim,
Bilemiyorum....

12 Haziran 2009 Cuma

HEİDİM GİDİYOR :(


Nehir, namı diğer HEİDİ 6 yıl önce Erzurum'dan geldi,
Annesinden ayrılmıştı ve çok hüzünlüydü,
İlk kez gurbete çıkıyordu,
Biz onu çok sevdik,
O nazik duruşu, sakin konuşması, kibarlığı,
Çalışkanlığı, başarıları ile,
Ona o kadar çok alıştık ki,
Benim oda arkadaşım,
Sırdaşım,
Kızkardeşim,
Heidim,
15 Haziran'da doğumgünü,
İyiki Doğdun,
İyiki Ankara'ya geldin,
Gitmene çok üzülüyorum,
İnşallah Malatya'ya da alışır ve seversin,
Orada da iyi dostlar edinirsin,
Biz seni hiç unutmayacağız,
Senin de unutmayacağına eminim....

10 Haziran 2009 Çarşamba

HASAN EFE VE İREM NAZIN DOĞUMGÜNÜ

Kreşte kutlanan bir doğumgününe davetliydim,
Nasıl şekerler anlatamam,
Hepsi birbirinden şirin 5 yaş çocukları,
Ulumavi'nin oğlu Hasan Efe,
ÇOkkk sevdiği arkadaşı İrem Naz ile aynı günde doğmuşlar,
Anneler de ikisine ortak doğumgünü partisi düzenlediler....
NİCE YILLARA
İYİKİ DOĞDUNUZ

BEZ TORBA veya FİLE KULLANALIM

Alışverişlerimizde ne kadar çok naylon poşet kullanıyoruz değil mi?
Nasıl olsa marketlerde bedava diye ihtiyacımız dışında bile alıyor,
Tüm ihtiyaçlarda, çöp kutusu için, ekmek muhafaza için vb. kullanıyoruz,
Ama onların doğada yok olmadan kaç yıl kaldığını biliyor muyuz?

TÜRKİYE'DE, 2008 yılı itibariyle ambalaj atığı miktarı 1.5 milyon ton olurken, yıl sonunda bu tutarın 2 milyon tona çıkması bekleniyor. Bilimsel araştırmalara göre, plastik doğada bin yılda, teneke kutular 10 yılda, çam şişeler yaklaşık 3 bin yılda parçalanabiliyor. Geri kazanım tesisleri ile, hem ülke ekonomisine katkı sağlanıyor hem de atık hacmi azaltılmış oluyor.

Bez torba veya file kullanarak biz de bir çevremizi korumak için Büyük bir adım atabiliriz,
Belki bizim için Küçük ama, Çevre İçin Büyük bir adım olacaktır emin olabilirsiniz.

9 Haziran 2009 Salı

HINCAL ULUÇ-KARŞILAŞMA

Ortaköy'de gezdik kızlarla,
Sahilde oturup o muhteşem manzarayı içimize çektik,
Dönüşte, Şapka Ertekin'in dükkanının önünden geçiyorduk,
BUrası Hıncal Uluç'un arkadaşının yeri dedim,
İçeri baktığımda orada gördüm Hıncal Uluç'u,
Kızlara hemen ben onunla tanışacağım dedim ve birkaç saniye içerisinde içeri daldım :)
Kibarlıktan kırılır bir şekilde, rahatsızlık vermek istemediğimi sadece tanışmak istediğimi söyledim,
Ertekin ile birlikte oturan H.U. beni şaşırttı,
Tam bir İstanbul Beyefendisi tavrı ile içeri buyur etti bizi,
Bir şeyler içmek isteyip istemediğimizi sordu,
Son derece nazik, kibar, sakin, huzurlu tuhaf bir dinginlik içerisindeydi,
Ekranda gördüğüm imajın tam tersi ile yüzyüzeydim,
Çok şaşırdım,
Demek ki neymiş, bir insan ile konuşmadan peşin hüküm vermemek gerekirmiş,
Buradan ona teşekkür etmek istiyorum,
Beni sabırla ve anlayışla dinlediği,
Nazik ve şevkatli bir gülümseme ile beni karşıladığı için....

8 Haziran 2009 Pazartesi

SBS BELGESELİ

Anneanne tarafından okunmuş pirinç, çörekotu ve üzüm ile sabah kahvaltısına noktayı koyduk,
Ardından Babaanne tarafından okunmuş su içildi :)
Fahir: Anneeeee!!!! Çekme artık :(((
Fahir: Çok heyecanlıyım
Anne: Canım çok çalıştın, başaracaksın, kendine güven, sakin ol, ben sana güveniyorum...
Ankara Atatürk Anadolu Lisesinde girdi bizimki sınava,
Bu biraz moral oldu sanki,
Anadolu lisesinden birşeyler bulaşmış mıdır acaba?
Ma aile eşlik ettik Fahir'e...
Başarılar dileyerek sınıfa gönderdik...

38 nolu sınıfta giriyor sınava,
Kapıda nerede gireceğine baktık...
Oğluş sınavdayken gazeteler hatmedildi,
Zaman geçmek bilmedi,
Dışarıda dokuz doğurmak böyle birşey sanırım :))

Yanakları al al çıktı sınavdan,
10 da girdi 12 ye 20 kala çıktı,
Çok zordu dedi,
Vakit de yetmemiş :(
Evde internet bağlantısı olmadığı için bakamadık pazar günü,
Bu sabah gazeteden baktı ,
70 civarı dedi kabaca,
Bilmiyoruz artık ne olacak ....
Sınav sonrası güzel bir yemeğe hayır demedik tabii,
Kuş gibi hafifledik,
SBS stresi bittti ya,
İyi veya kötü,
Artık güzel bir tatili hak etti çocuğum,
Çok yoruldu çok....
Yemek sonrası remzi Kitabevine uğrandı,
Kitaplara göz gezdirildi,
Bankta kitap okundu...Akşam; "oğlum artık iPhode'dunu çıkarabilirsin, bilgisayar serbest" dediğimde, yüzünü görmeliydiniz,
İnanamadı !!!
Fahir: Anne gerçekten mi??
GEÇMİŞ OLSUN TÜM "SBS" ZEDELERE